02.SayfaHalil GürSayfalarYazarlarımız

AYVALIK’TAN BİR ŞABAN YAZLA GEÇTİ!

BANA YAŞATTIĞIN VE KATTIĞIN HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLER AYVALIK!1967 yılında genç, idealist bir öğretmen olarak geldiğim Ayvalık’ta meslek hayatımın en güzel günlerini yaşadım.
Öğrencilerime faydalı olabilmek, onları hayata bilgili, inançlı ve vatansever bir birey olarak yetiştirebilmek için, elimden gelen gayreti gösterdim.
Bir öğrencimin sosyal medya hesabında, benimle ilgili yorumuna öğrencilerimden gelen olumlu düşünceler beni mutlu etti.
Ayvalık’tan ayrılışımın üzerinden 40 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen beni unutmamaları, hakkımdaki olumlu fikirleri, çabalarımın boşa gitmediğini göstermektedir. Bu nezaketlerine, kadirşinaslıklarına çok teşekkür ederim.
Eğer Ayvalık semalarında hoş bir sada bırakabildiysem ne mutlu bana.
Bana yaşattığın ve kattığın her şey için TEŞEKKÜRLER AYVALIK.
Selam, sevgi ve dua ile …
                                                                                  Şaban YAZLA

11 Ocak’ta sosyal medyada Sayın Vecdi Yılmaz’ın “DİYANET, çırpınıyor, gençler niye camiye gelmiyor, diye…” diye başlayan paylaşımını ve devamında da bu paylaşıma gelen yorumları okuduk. Bu paylaşımların odak noktasında 50 yıl önce Ayvalık Lisesi’ne Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni olarak atanan Şaban YAZLA vardı.

Şaban YAZLA, Bursa’da yaşıyor.

“Bana yaşattığın ve kattığın her şey için TEŞEKKÜRLER AYVALIK!” diyor.

11 Ocak’ta sanal medyada Sayın Vecdi Yılmaz’ın “DİYANET, çırpınıyor, gençler niye camiye gelmiyor, diye…” diye başlayan aşağıdaki paylaşımını ve devamında da bu paylaşıma yazılan yorumları okuduk. Bu paylaşımlarda Türkiye’nin bilhassa son yıllarındaki yaşanmışlıklara ait o kadar çok şey var ki. Biz şu an için hiçbir yoruma girmeyip Şaban YAZLA hocanın Bursa’da yaşadığını, bu paylaşımdan haberdar olduğunu ve birinci sayfada okuduğunuz mesajıyla da bütün öğrencilerine ve Ayvalık’a selam, sevgi ve dualarını gönderdiği müjdesini verelim.

Vecdi YILMAZ’ın paylaşımı (11 Ocak, 08:26 · Ayvalık, Balıkesir) ·

DİYANET çırpınıyor, gençler niye camiye gelmiyor, diye…
Ayvalık Lisesi’nde okurken din dersimize okulumuza yeni atanan Şaban hoca geliyordu. Şaban hoca bizlerin öğrenci olarak ne kadar kıl, gıcık ve arada mantıklı sorularımıza hiç sıkılmadan sevgiyle yanıt veriyordu. Derste her şeyi tartışıyorduk. Not hiç önemli değildi. Öyle bir an geldi ki kendimizi camide bulduk. Ramazan da teravihlere katıldık. Şaban hocamız yaşıyorsa Allah kendisine sağlık ve huzur içinde bir ömür versin, kaybettiysek mekânı cennet olsun…
Şaban hoca iki lafın arasında çocuklar, ahlak çok önemli, iyi ahlak sahibi olacağız, bu olmazsa gerisi ne olsa boştur, noktasında kafamıza adeta imza attı. Şimdiki bazı soytarılar gibi annenizin başı açıksa görünen her saç teli kadar yılan annenizin başında dolaşır, deli saçması şeylerle bizim karşımıza gelmedi. Allah sevgisi, din sevgisi çocuğa korkuyla öğretilmez. O yaşlarda sevme ihtiyacı içindeki çocukların sevgisinden ahlaksızlık üreten ve çü..ne saltanat kurma sevdasına düşen ve bunları sıkıştığında ben şeriata uygun yaşıyorum, diyebilecek kadar fütursuzluk içinde olan bu insan güruhunu lanetlemediğin sürece o çocuklar nasıl gelecek camiye, nasıl sarılacak dinine… İnsan olarak bizlere o kadar ağır travma yaşatıyorsunuz ki… Kızına şehvetle bakan babaya uygundur, diyorsun… Minicik kız çocuğu “babamın sütü acıydı, anne” dediğinde içimizi nasıl bir öfke seli kapladığını düşünüyor musun?.. Ya da o yurt denilen adeta mahkûmiyet odalarında sözüm ona erkeklerden korumak için kapılarını çiftter çiftter kilitlerken yangın çıktığında o çığlıkları duymadığımızı mı düşünüyorsun… Ya erkek çocuklarımız… “Gece gelip beni zorla odasına götürdü” okuyup da çaresiz kalmak öyle yaktı ki… Hangi birini görmeyelim ya da hangi birine karşı duyarsız ve duygusuz kalalım… Olacak şey değil… Ne kadar çocuğumuz okumaktan vazgeçti, bunu hiç mi düşünmedin ya da buna hiç mi kafa yormadın… Müftü efendi kalkıyor, okul aile birliği toplantısında velilere buluğu yaşına gelmiş 9-15 yaş aralığında ki kızlarınızı evlendirin, diyor. Bunu yaparken de oraya 9 yaşını koyarken aklınca arkasına Hazreti Muhammed’i aldığını düşünüyor. Bu olacak şey mi… Bu kişiyi görevden aldın mı… O yılların koşuluyla bugünün koşulları aynı mı… Okumayı, ilimi, çalışmayı, üretmeyi ve paylaşmayı ve adaleti ve eşitliği en ön sıraya koyan güzel insan Hazreti Muhammed’i ve dinini bu şekilde savunamazsınız. Çocuklarımıza ezberi değil soru sormayı teşvik edeceksiniz. O minicik çocuklarımızı o yaşlarda inanma noktasında beynine girdiğinizde o çocuğun hayatını çaldığını niçin düşünmüyorsunuz. O çocuğun bilimsel olarak kanıtlanmış, beyninin analitik kısmını kapatıyorsunuz. O çocuk artık kendi aklını kullanamaz. Böyle bir nesil ile dünya da ne oluruz, bunu hiç mi düşünmüyorsunuz… Hazreti Muhammed’in dini akıl dinidir. Dini de zaten aklını kullanana caizdir. Yapmayın.. Bu dünya da İslam’ı yani Müslümanlığı örnek yaşam duruşuyla savunacak olan Türk Milleti’nin çocuklarını kilitlemeyin ve yine kadınlarını da erkeğin şeyi konumunda görülmesine sebep olmayın. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurumlarına yakışır bir tavır içinde olun ve içinizdeki yobazları ayıklayın merak etmeyin o camiler göstermelik gelişlerle değil içten gelişlerle dolar taşar… Unutmayın, baskıyla, ezber ile hiçbir şey olmaz…
Saygılarımla…

YORUMLARDAN SEÇMELER

Mehmet İNCE: Şaban Hocayı hiç tanımadım. Ama bir çok kimseden adını duydum.. Zaten dinimiz de korkutmayınız, sevdiriniz diyor; ama heyhat!

Özkul ÇOBANOĞLU: Şaban Yazla hocam yaşıyor. Geçen yıl (2017) görüşmüştük. Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin. Biz de hocamızdan anlattığınız şekilde harika bir din-ahlak eğitimi aldık. Şahsen hocamın ders anlatma tekniği ve üslubu da benim çok etkilemiştir. Zaman zaman derslerimde kendimi yakalarım; hocanın bir jesti mimiği bir tavrı bir motif olarak gelmiş benim anlatımımda yer almıştır. Belli belirsiz sebepsiz gülümserim kendimce… Şaban Yazla hoca başlı başına bir okul ve ekoldür..

Berrin Çokkorkmaz DÖNMEZ: Vecdi Bey, günaydın. Şaban hocamız bizi ilk camiye gitme ile tanıştıran insandır. Şimdiki hocalar da keşke Şaban hocamız gibi olsa. Bütün sınıf Saatli Camiye gitmiştik.

TC Zeki PESEN: Vecdi hocam, dilinize, yüreğinize sağlık. Türk Milleti’nin duygularına tercüman oldunuz. Sevgiyle, eğitimle aşılmayacak hiçbir engel yok. Camilerimiz sevgiyle, eğitimle, iyi örneklerle dolacaktır.

Asuman KARDAĞLI: Şaban hocamız çok mükemmeldi. Çok muntazam öğretiyordu.

Yahya KOCABIYIK: Teşekkürler Vecdi Yılmaz ağabeyim. Yüreğine sağlık.

Hülya GÜLBİÇEN: Keşke bütün din eğitimlerini Şaban hocamız gibi eğitmenlerden alsa çocuklarımız.

Nedime GÜZELKAYA: Şaban hocanın derslerde bize öğrettikleri hep ahlaklı birer birey olmamız üzerineydi. Hatırlattığınız için teşekkürler. Yaşıyorsa Allah sağlık, sıhhat ve uzun ömürler versin. Değerli bir kişiydi.

Canan GÜRTUNCA SANLI: Şaban hocamız ne güzel bir hocaydı, ne güzel bir insandı.

Levent PELEN: Vecdi, ilk camiye gittiğimizde iki rekât namazı herkese göstermek için bana kıldırmıştı. Heyecanlı, sevgi ve ahlak dolu hocamızdı.

Mustafa KAVUKÇU: Çok değerli, saygıdeğer hocamızdı. Çok şükür yaşıyormuş. Rabbim sağlıklı uzun ömürler ihsan etsin hocamıza. Saygı, sevgi ve hürmetlerimle ellerinden öperim.

Ahmet ANAK:

Keşke hakkında yazılanları 45 yıl sonra da anımsayan, ektiği sevgi ve hoşgörü tohumlarının, kendisini unutturmadığını, gönüllerde nasıl bir iz bıraktığını kanıtlayan bu yorumları okuyabilme şansı olsaydı. Yüzünün tevazuyla kızaracağını, utangaç bir çocuk gibi, o yufka yüreğiyle duygusallaşıp gülümseyerek gözlerinin dolu dolu olacağını görür gibiyim.

            Uzun analizlere hiç gerek yok. Yukarıda okuduğunuz yorumlar, Türk insanının hangi insan tipine ihtiyacı olduğunun en büyük göstergesi. Şaban YAZLA ve benzeri güzel insanlar bu ihtiyacın giderilmesinde en büyük mihenk taşı.

O nedenle İnşallah bir gün Ayvalık’ta bir hoş sada bırakan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Şaban YAZLA’yı anlatmak nasip olur.

NOT: (Bu anlatıma katkıda bulunmak isteyen Şaban YAZLA’nın öğrencileri ayvalik_halil@hotmail.com adresine mail gönderebilirler.)

                                                                                              Halil GÜR

           

 

             

 

 

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu